Markette İngilizce: Alışveriş Kalıpları

“Basit bir ürün isteyip fiyatını sorabilir ve teşekkür edebilirim.”

Hedef kalıplar

Can I have a ___, please?

Can I have a coffee, please?

Türkçe konuşana not: Rica için en temel kalıp; A1'de 'could' değil 'can' kullanılır.

How much is it?

How much is it?

Türkçe konuşana not: Genel fiyat sorma kalıbı, tek ürün için.

How much are these ___?

How much are these apples?

Türkçe konuşana not: Çoğul ürünlerde 'is' değil 'are' — Türkçe konuşan sık karıştırır.

I'll take ___.

I'll take two, please.

Türkçe konuşana not: Satın almaya karar verdiğini bildirmenin kısa yolu.

Do you have any ___?

Do you have any milk?

Türkçe konuşana not: Ürünün olup olmadığını sorarken 'any' kalıba dahil, ayrı düşünülmemeli.

Just this, thanks.

Just this, thanks.

Türkçe konuşana not: Başka bir şey istemediğini kısaca belirtmenin doğal yolu.

Thank you very much.

Thank you very much.

Türkçe konuşana not: Sade 'thanks'ten daha vurgulu bir teşekkür; bütün öbek olarak ezberlenir.

Here you are.

Here you are.

Türkçe konuşana not: Bir şeyi (parayı, ürünü) uzatırken söylenir; 'here it is' değil bu kalıp kullanılır.

Kelime seti

  • breadnoun— ekmek
  • milknoun— süt
  • applenoun— elma
  • eggnoun— yumurta
  • waternoun— su
  • coffeenoun— kahve
  • teanoun— çay
  • sugarnoun— şeker
  • ricenoun— pirinç
  • cheesenoun— peynir
  • pricenoun— fiyat
  • moneynoun— para
  • bagnoun— poşet, çanta
  • receiptnoun— fiş
  • basketnoun— sepet
  • payverb— ödemek
  • cheapadj— ucuz
  • expensiveadj— pahalı
  • freshadj— taze
  • coinnoun— bozuk para
  • a dozenphrase— bir düzine
  • run out ofphrase— tükenmek, bitmek
  • spareadj— yedek, fazladan

Bu ünitede ne yapıyorsun

  1. 1.Basit bir alışveriş metni oku
  2. 2.a/an, this/that ve sayılar
  3. 3.Birkaç temel kelimeyi kasana ekle
  4. 4.Yaz
  5. 5.Alışverişi yazışarak dene
  6. 6.Alışverişi sesli dene
  7. 7.Alışverişi tekrar sesli dene — bu kez daha akıcı