Türkçede bir fiilden sonra gelen başka bir fiili genellikle tek bir şekilde ifade ederiz; örneğin "sigara içmeyi bıraktım" veya "kapıyı kilitlemeyi unuttum". Ancak İngilizcede bazı fiillerden sonra gelen ikinci fiilin -ing formu mu (gerund) yoksa 'to' + fiilin yalın hali mi (infinitive) olacağı, o cümlenin anlamını tamamen değiştirebilir. Bu ders, özellikle konuşma İngilizcesinde sıkça kullanılan ve anlamı değiştiren "stop", "remember", "try", "forget", "regret" ve "mean" fiillerine odaklanıyor. Bu fiilleri doğru kullanmak, ne demek istediğinizi net bir şekilde ifade etmenizi sağlar.
Yapı/Form
Bu yapılar belirli fiillerden sonra gelir ve fiilin anlamına göre ikinci fiilin formu değişir. Olumlu, olumsuz ve soru cümlelerinde bu fiillerin kendileri zamanlara göre çekimlenir, ancak onlardan sonra gelen fiil ya -ing (gerund) ya da 'to' + V1 (infinitive) olarak kalır.
Fiil + Gerund (-ing Form)
Bu yapıda, ana fiilden sonra gelen ikinci fiil -ing takısı alır. Genellikle geçmişte yapılan bir eylemi anımsama, bir alışkanlığı bırakma veya deneme gibi anlamlar taşır.
Subject + Main Verb (tense) + V-ing + ...
Örnekler:
- I stopped smoking. (Sigarayı bıraktım.)
- He remembers seeing her at the party. (Partide onu gördüğünü hatırlıyor.)
- She tried opening the door with a credit card. (Kapıyı kredi kartıyla açmayı denedi.)
- I regret telling him my secret. (Ona sırrımı söylediğime pişmanım.)
Fiil + To-Infinitive (to + V1)
Bu yapıda, ana fiilden sonra gelen ikinci fiil to + V1 şeklinde kullanılır. Genellikle bir amaca yönelik durma, bir şeyi yapmayı hatırlama, bir şeyi başarmaya çalışma veya bir durumu bildirme gibi anlamlar taşır.
Subject + Main Verb (tense) + to + V1 + ...
Örnekler:
- I stopped to smoke. (Sigara içmek için durdum.)
- He remembers to call his mother every day. (Her gün annesini aramayı hatırlıyor.)
- She tried to open the door, but it was locked. (Kapıyı açmaya çalıştı ama kilitliydi.)
- We regret to inform you that your application has been unsuccessful. (Başvurunuzun başarısız olduğunu bildirmekten üzüntü duyarız.)
Olumsuz Formlar
Bu fiillerin olumsuz halleri, ana fiilin zamanına göre yardımcı fiil kullanılarak oluşturulur. İkinci fiilin formu değişmez.
- I didn't stop smoking. (Sigarayı bırakmadım.)
- He doesn't remember seeing her. (Onu gördüğünü hatırlamıyor.)
- She didn't try opening the door. (Kapıyı açmayı denemedi.)
- Don't forget to lock the door. (Kapıyı kilitlemeyi unutma.)
Soru Formları
Soru cümleleri de ana fiilin zamanına göre yardımcı fiil öne getirilerek yapılır.
- Did you stop smoking? (Sigarayı bıraktın mı?)
- Does he remember seeing her? (Onu gördüğünü hatırlıyor mu?)
- Did she try to open the door? (Kapıyı açmaya çalıştı mı?)
- Do you remember to turn off the lights? (Işıkları kapatmayı hatırlıyor musun?)
Kullanım Alanları ve Anlam Farkları
Bu fiillerin anlam farkları, özellikle konuşma İngilizcesinde kafa karışıklığına yol açabilir. İşte en yaygın olanları ve anlamları:
1. Stop
- Stop + V-ing: Bir eylemi yapmayı bırakmak, durdurmak, sonlandırmak (alışkanlık, aktivite vb.).
- I've stopped eating fast food. (Fast food yemeyi bıraktım.)
- She stopped talking when he entered the room. (Odaya girdiğinde konuşmayı kesti.)
- Stop + to + V1: Bir şey yapmak için durmak, mola vermek, bir amaca yönelik ara vermek.
- We stopped to admire the sunset. (Gün batımına hayran kalmak için durduk.)
- He was driving and stopped to buy some coffee. (Araba sürüyordu ve kahve almak için durdu.)
2. Remember
- Remember + V-ing: Geçmişte yapılmış bir eylemi hatırlamak, anımsamak.
- I remember meeting you at the conference last year. (Geçen yıl konferansta seninle tanıştığımı hatırlıyorum.)
- Do you remember going to that concert? (O konsere gittiğimizi hatırlıyor musun?)
- Remember + to + V1: Bir şeyi yapmayı hatırlamak, unutmamak (gelecekteki bir eylem için).
- Please remember to send the email. (Lütfen e-postayı göndermeyi unutma.)
- I must remember to buy milk on my way home. (Eve giderken süt almayı hatırlamalıyım.)
3. Try
- Try + V-ing: Bir sorunu çözmek veya bir sonuca ulaşmak için bir yöntemi/fikri denemek, test etmek, tecrübe etmek.
- If your computer isn't working, try restarting it. (Bilgisayarın çalışmıyorsa, yeniden başlatmayı dene.)
- I tried calling her, but she didn't answer. (Onu aramayı denedim ama cevap vermedi.)
- Try + to + V1: Bir şeyi yapmaya çalışmak, uğraşmak, çaba göstermek (genellikle zor bir görevi başarmak için).
- I tried to lift the heavy box, but I couldn't. (Ağır kutuyu kaldırmaya çalıştım ama yapamadım.)
- She's trying to learn a new language. (Yeni bir dil öğrenmeye çalışıyor.)
4. Regret
- Regret + V-ing: Geçmişte yapılmış bir şeyden pişman olmak, üzüntü duymak.
- I regret not studying harder for the exam. (Sınav için daha çok çalışmadığıma pişmanım.)
- He regrets leaving his old job. (Eski işinden ayrıldığına pişman.)
- Regret + to + V1: Genellikle resmi bir dilde, kötü bir haberi veya üzücü bir durumu bildirmekten üzüntü duymak.
- We regret to inform you that your flight has been cancelled. (Uçuşunuzun iptal edildiğini bildirmekten üzüntü duyarız.)
- I regret to say that I cannot help you. (Size yardım edemeyeceğimi söylemekten üzüntü duyarım.)
5. Forget
- Forget + V-ing: Geçmişte yapılmış bir eylemi unutmak, anımsayamamak.
- I'll never forget meeting my favorite author. (Favori yazarım ile tanıştığımı asla unutmayacağım.)
- He forgot locking the door, so he checked again. (Kapıyı kilitlediğini unutmuştu, bu yüzden tekrar kontrol etti.)
- Forget + to + V1: Yapılması gereken bir eylemi unutmak, aklından çıkmak.
- Oh no, I forgot to buy bread! (Eyvah, ekmek almayı unuttum!)
- Don't forget to turn off the lights when you leave. (Çıkarken ışıkları kapatmayı unutma.)
6. Mean
- Mean + V-ing: Bir şeyin bir sonucu veya anlamı olmak, gerektirmek.
- Learning a new language means practicing every day. (Yeni bir dil öğrenmek, her gün pratik yapmayı gerektirir.)
- If you take that job, it will mean moving to another city. (O işi alırsan, başka bir şehre taşınman gerekecek.)
- Mean + to + V1: Bir şeyi yapmayı niyet etmek, kastetmek.
- I meant to call you yesterday, but I got busy. (Dün seni aramayı niyet etmiştim ama meşguldüm.)
- He didn't mean to hurt your feelings. (Duygularını incitmeyi kastetmedi.)
Yaygın Hatalar (Türkçe Konuşanlara Özel)
Türkçede bu tür fiillerden sonra gelen ikinci fiili genellikle tek bir şekilde ifade ettiğimiz için, İngilizcede farklı anlamlara yol açan bu yapıları kullanırken bazı hatalar yapabiliriz.
❌ Stop fiilinden sonra gelen -ing ve to-infinitive arasındaki anlam farkını göz ardı etmek
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| I stopped to smoke last year. (Geçen yıl sigara içmek için durdum.) | I stopped smoking last year. ✓ (Geçen yıl sigarayı bıraktım.) |
| He was tired, so he stopped smoking. (Yorgundu, bu yüzden sigara içmeyi bıraktı.) | He was tired, so he stopped to smoke. ✓ (Yorgundu, bu yüzden sigara içmek için durdu.) |
Neden: Türkçede "sigara içmeyi bıraktım" veya "sigara içmek için durdum" derken fiil hep aynı şekilde, yani mastar haliyle çevrilir gibi düşünülse de İngilizcede anlam tamamen farklıdır. "Stop + V-ing" bir alışkanlığı bırakmak, "Stop + to + V1" ise başka bir şey yaparken ara verip bir eylemi gerçekleştirmek demektir.
❌ "Try" fiilini kullanırken deneme ile çabalamayı karıştırmak
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| The computer isn't working. I will try to restart it. (Bilgisayar çalışmıyor. Onu yeniden başlatmaya çalışacağım.) | The computer isn't working. I will try restarting it. ✓ (Bilgisayar çalışmıyor. Onu yeniden başlatmayı deneyeceğim.) |
| It was a difficult exam, but I tried answering all the questions. (Zor bir sınavdı, ama tüm soruları cevaplamayı denedim.) | It was a difficult exam, but I tried to answer all the questions. ✓ (Zor bir sınavdı, ama tüm soruları cevaplamaya çalıştım.) |
Neden: Türkçede "denemek" ve "çalışmak" genellikle birbirinin yerine kullanılabilirken, İngilizcede "try + V-ing" bir çözüm veya yöntem olarak bir şeyi test etmek/denemek anlamına gelir. "Try + to + V1" ise zorlu bir görevi başarmak için çaba sarf etmek, uğraşmak demektir.
❌ Geçmişteki bir pişmanlığı ifade ederken "regret to say/inform" kalıbını kullanmak
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| I regret to tell him my secret. (Ona sırrımı bildirmekten üzüntü duyarım.) | I regret telling him my secret. ✓ (Ona sırrımı söylediğime pişmanım.) |
| We regret sending you this bad news. (Size bu kötü haberi gönderdiğimize pişmanım.) | We regret to inform you of this bad news. ✓ (Size bu kötü haberi bildirmekten üzüntü duyarız.) |
Neden: "Regret + V-ing" geçmişte yapılan bir eylemden duyulan pişmanlığı ifade ederken, "regret + to + V1" daha çok resmi bir dilde üzücü bir haberi duyururken kullanılır. Türkçede her iki durumu da "üzülmek" veya "pişman olmak" fiilleriyle ifade edebildiğimiz için bu ayrım gözden kaçabilir.
Hızlı Kontrol
Aşağıdaki boşlukları parantez içindeki fiilin doğru formuyla (-ing veya to + V1) doldurun.
- I need to remember ___ (lock) the door before I leave.
- She always regrets ___ (not / listen) to her parents' advice.
- Have you ever tried ___ (eat) sushi? It's delicious!
- He stopped ___ (talk) to a stranger on the street.
- I don't remember ___ (see) you at the party last night.
- If you want to solve the problem, try ___ (restart) the computer.
- We regret ___ (announce) that the event has been postponed.
- I meant ___ (ask) you about your new project, but I forgot.
- She tried ___ (pass) the exam, but it was too difficult.
- My doctor told me I should stop ___ (drink) coffee.
Cevaplar
- to lock (gelecekte yapılması gereken bir şeyi hatırlamak)
- not listening (geçmişte yapılan bir şeyden pişmanlık duymak)
- eating (bir şeyi denemek, tecrübe etmek)
- to talk (bir amaç için durmak)
- seeing (geçmişte yaşanan bir olayı hatırlayamamak)
- restarting (bir çözümü denemek)
- to announce (üzücü bir haberi bildirmek)
- to ask (bir şeyi yapmayı niyet etmek)
- to pass (bir şeyi başarmaya çalışmak)
- drinking (bir alışkanlığı bırakmak)
Özet
- stop doing (quit) vs stop to do (pause for purpose)
- remember doing (memory) vs remember to do (don't forget)
- try doing (experiment) vs try to do (attempt)
- regret doing (sorry for past) vs regret to inform (formal bad news)
Örnekler
- I stopped smoking. (quit) / I stopped to smoke. (paused)
- I remember locking the door. / Remember to lock it.
- Try restarting the server. / Try to fix it before noon.
Örnek alıştırmalar
Kurstaki alıştırmalardan örnekler.
I really regret ___ her about the secret. Now she's upset.
Boşluğu doldurun.
I need to remember to lock the front door before we leave.
'I regret telling her my secret' indicates that you are sorry now about having told her your secret in the past.