Türkçede "her", "tüm", "hiçbiri" gibi kelimeleri kullanırken genellikle tek bir form tercih ederiz. Örneğin, "Her öğrencinin bir kitabı var" veya "Tüm arabalar pahalı". Ancak İngilizcede bu anlamları vermek için duruma göre değişen ve aralarında ince farklar bulunan belirleyiciler (determiners) ve miktar belirteçleri (quantifiers) kullanılır. Bu derste, özellikle B2 seviyesinde karşımıza çıkan ve karıştırılması muhtemel olan each/every, all/whole, both/either/neither, no/none ve most/most of gibi yapıları derinlemesine inceleyeceğiz.
Belirleyiciler ve Miktar Belirteçleri
each (her bir) vs every (her)
Bu iki kelime de Türkçeye genellikle "her" olarak çevrilse de, aralarında kullanım farkları vardır.
Each:
- Genellikle küçük, sınırlı bir gruptaki bireyleri tek tek vurgular.
- İki veya daha fazla şey için kullanılabilir.
- Genellikle tekil bir isimden önce gelir.
Every:
- Büyük ve belirsiz bir gruptaki tüm üyeleri genel olarak ifade eder.
- Üç veya daha fazla şey için kullanılır.
- Her zaman tekil bir isimden önce gelir.
| Each (Her bir) | Every (Her) |
|---|---|
| Each student received a certificate. (Her bir öğrenci tek tek sertifika aldı.) | Every student in the school participated. (Okuldaki tüm öğrenciler katıldı, genel bir ifade.) |
| Each developer has their own laptop. (Her bir geliştiricinin kendi laptopu var, bireysel vurgu.) | Every person needs water to survive. (Herkesin hayatta kalmak için suya ihtiyacı var, genel gerçek.) |
| You should check each item on the list. (Listedeki her maddeyi tek tek kontrol etmelisin.) | I go to the gym every day. (Her gün spor salonuna giderim, düzenli olarak.) |
İpucu:
Each of the...yapısı ile çoğul bir ismin önüne gelebilir:Each of the students has a book.
all (tüm) vs whole (tüm, bütün)
Bu iki kelime de "tüm" veya "bütün" anlamına gelir, ancak farklı bağlamlarda kullanılırlar.
All:
- Sayılabilir çoğul isimlerle veya sayılamayan isimlerle kullanılır.
- Bir grubun veya miktarın tamamını ifade eder.
- Belirleyicilerden (the, my, this vb.) önce veya sonra gelebilir.
Whole:
- Sayılabilir tekil isimlerle kullanılır.
- Bir şeyin eksiksiz, bölünmemiş halini vurgular.
- Genellikle
the,a/an,my,thisgibi belirleyicilerden sonra gelir.
| All (Tüm) | Whole (Tüm, Bütün) |
|---|---|
| All students passed the exam. (Tüm öğrenciler sınavı geçti.) | The whole class passed the exam. (Tüm sınıf sınavı geçti, sınıfın tamamı.) |
| All the information was useful. (Tüm bilgiler faydalıydı.) | I've been awake the whole night. (Bütün gece uyanıktım.) |
| All my friends live nearby. (Tüm arkadaşlarım yakında oturuyor.) | He ate the whole cake by himself. (Pastanın tamamını tek başına yedi.) |
İpucu:
All of the...yapısı daha spesifik bir grup için kullanılır:All of the students in this class...
both / either / neither
Bu üç kelime de iki şeyle ilgili durumları ifade etmek için kullanılır.
Both (Her ikisi de):
- İki şeyin de doğru olduğunu veya dahil olduğunu belirtir.
- Daima çoğul bir fiil alır.
both... and...yapısıyla da kullanılır.
Either (İkisinden biri / Ne o ne diğeri):
- İki seçenekten birini ifade eder. "Ya o ya diğeri" anlamındadır.
- Olumsuz cümlelerde "ne o ne diğeri" anlamına gelebilir.
either... or...yapısıyla da kullanılır.
Neither (İkisi de değil):
- İki şeyin de doğru olmadığını veya dahil olmadığını belirtir. "Ne o ne diğeri" anlamındadır.
- Fiil genellikle tekil olur (resmi İngilizcede).
neither... nor...yapısıyla da kullanılır.
| Both | Either | Neither |
|---|---|---|
| Both my parents are doctors. (Her iki ebeveynim de doktor.) | You can take either bus. (İki otobüsten birini alabilirsin.) | Neither of them is coming. (İkisi de gelmiyor.) |
| She speaks both English and French. (Hem İngilizce hem Fransızca konuşuyor.) | You can either stay or leave. (Ya kalabilirsin ya gidebilirsin.) | He neither called nor texted. (Ne aradı ne mesaj attı.) |
| Both of the options are good. (İki seçenek de iyi.) | Either option is fine with me. (İki seçenekten herhangi biri benim için uygun.) | Neither option is acceptable. (İki seçenek de kabul edilemez.) |
no (hiçbir) vs none (hiçbiri)
Bu iki kelime de yokluk veya sıfır miktar belirtir.
No:
- Bir isimden önce gelir.
- Bir miktar belirleyicidir.
None:
- Tek başına kullanılır, bir zamir olarak işlev görür.
- Bir isimden önce gelmez.
none of the...yapısıyla da kullanılır.
| No | None |
|---|---|
| There is no milk left. (Hiç süt kalmadı.) | There is none left. (Hiç kalmadı.) |
| I have no time for games. (Oyunlara hiç zamanım yok.) | None of my friends live here. (Arkadaşlarımın hiçbiri burada yaşamıyor.) |
| He has no money. (Hiç parası yok.) | I wanted some coffee, but there was none. (Kahve istedim ama hiç yoktu.) |
most (çoğu) vs most of (çoğu, büyük kısmı)
Bu iki yapı da büyük bir kısmı ifade etmek için kullanılır, ancak aralarında belirleyici kullanımı farkı vardır.
Most:
- Genel olarak bir grubun veya kategorinin çoğunluğunu ifade eder.
- Bir isimden önce gelir ve genellikle belirleyici (the, my, this vb.) kullanılmaz.
Most of:
- Belirli bir grubun veya miktarın çoğunluğunu ifade eder.
the,my,thisgibi belirleyicilerden veya zamirlerden (us, them) önce kullanılır.
| Most | Most of |
|---|---|
| Most people like chocolate. (Çoğu insan çikolata sever, genel bir ifade.) | Most of the people at the party were happy. (Partideki insanların çoğu mutluydu, belirli bir grup.) |
| Most programmers use Stack Overflow. (Çoğu programcı Stack Overflow kullanır.) | Most of my friends are programmers. (Arkadaşlarımın çoğu programcı.) |
| Most cars are expensive. (Çoğu araba pahalıdır.) | Most of the cars in this parking lot are red. (Bu otoparktaki arabaların çoğu kırmızı.) |
Yapı
Belirleyiciler ve miktar belirteçleri cümle içinde genellikle bir isimden önce gelir. Olumlu, olumsuz ve soru yapılarında kullanımları, temel cümle yapısını çok fazla değiştirmez, ancak belirleyicinin kendisi cümlenin anlamını etkiler.
Olumlu (Affirmative)
Determiner / Quantifier + Noun veya Determiner / Quantifier + of + Determiner + Noun şeklinde gelebilirler.
- Each student submitted their project.
- Every country has a flag.
- All the lights were on.
- She spent the whole day studying.
- Both my brothers work in IT.
- Either candidate would be a good choice.
- He has no regrets.
- Most people enjoy holidays.
- Most of the budget was spent on marketing.
Olumsuz (Negative)
Olumsuz cümlelerde, belirleyicinin kendisi olumsuz bir anlam taşıyabilir (neither, no, none) veya cümleyi olumsuz yapmak için yardımcı fiillerle birlikte kullanılabilir.
- Neither of them is available. (İkisi de müsait değil.)
- I have no time. (Zamanım yok.)
- None of the solutions worked. (Çözümlerin hiçbiri işe yaramadı.)
- She didn't like either of the movies. (Filmlerin ikisini de beğenmedi.)
- We didn't see any of them. (Onlardan hiçbirini görmedik.)
Dikkat:
Novenonezaten olumsuz anlam taşıdığı için bu kelimelerin geçtiği bir cümlede ayrı birnotkullanmak genellikle yanlıştır (double negative). ❌ I don't have no money. ✓ I have no money. / I don't have any money.
Soru (Question)
Soru cümlelerinde belirleyiciler ve miktar belirteçleri anlamı pekiştirmek veya belirli bir miktar hakkında bilgi almak için kullanılır.
- Each student got a question, didn't they?
- Do all the employees agree with the decision?
- Did you read the whole book?
- Are both of them coming?
- Can you take either of these?
- Is there no other way?
- Do most people prefer working from home?
- Was most of the work completed?
Yaygın Hatalar (Türkçe Konuşanlara Özel)
Türkçe düşünce yapısından kaynaklanan bazı yaygın hatalar şunlardır:
❌ Each ve every kelimelerini karıştırmak veya çoğul kullanmak
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| Each students like the teacher. | Each student likes the teacher. ✓ |
| Every of the books is interesting. | Every book is interesting. ✓ |
| Every students in the class are tired. | Every student in the class is tired. ✓ |
Neden: Türkçede "her" kelimesi bazen çoğul bir anlam taşısa da, İngilizcede each ve every tekil bir isimle kullanılır ve fiil de buna göre tekil çekilir. Each of the... yapısı hariç.
❌ All yerine whole veya tersini yanlış bağlamda kullanmak
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| I ate all cake. | I ate the whole cake. ✓ |
| Whole people agreed. | All people agreed. ✓ |
| All of my life I worked hard. | The whole of my life I worked hard. ✓ |
Neden: All genellikle çoğul sayılabilir isimlerle veya sayılamayan isimlerle, whole ise tekil sayılabilir isimlerle kullanılır ve bir bütünün eksiksizliğini vurgular. All için "tüm" derken, whole için "bütün" demek daha doğru bir his verebilir.
❌ Most ve most of ayrımını yapamamak
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| Most of people like coffee. | Most people like coffee. ✓ |
| Most the students passed the exam. | Most of the students passed the exam. ✓ |
| Most them are here. | Most of them are here. ✓ |
Neden: Most genel bir ifadedir ve genellikle belirleyici almaz. Most of ise belirli bir grubun veya zamirin çoğunluğunu ifade eder ve the, my, these gibi belirleyicilerden veya us, them gibi zamirlerden önce gelir. Türkçede "çoğu insan" derken tek bir yapı kullanırken, İngilizcede bu ince farka dikkat etmek gerekir.
❌ No ve none kelimelerini karıştırmak veya not any yerine no kullanmaya çalışmak
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| There is none milk. | There is no milk. ✓ |
| I have none time. | I have no time. ✓ |
| I didn't see none. | I didn't see any. ✓ / I saw none. ✓ |
Neden: No bir isimden önce gelirken, none tek başına veya none of the... yapısında kullanılır. Ayrıca, none veya no zaten olumsuz anlam taşıdığı için, olumsuz bir yardımcı fiil (didn't, isn't) ile birlikte kullanılmaz.
Hızlı Kontrol
Aşağıdaki cümlelerde boşlukları uygun belirleyici/miktar belirteçleriyle doldurun veya mevcut hatayı düzeltin.
- ___ (Each/Every) person in the room raised their hand.
- I spent the ___ (all/whole) morning cleaning the house.
- ___ (Most/Most of) my friends live abroad.
- ___ (Both/Either) my parents are retired.
- She ___ (didn't / like / either) of the two options.
- There was ___ (none/no) doubt in my mind.
- ___ (All/Whole) of the information you provided was very helpful.
- ___ (Each/Every) of the team members contributed to the project, ___ (didn't / they)?
Cevaplar
- Every (Genel bir grup içindeki herkesi ifade eder, tekil isimle kullanılır.)
- whole (Sabahın tamamını vurgular, tekil isimle kullanılır.)
- Most of (Belirli bir grup olan "my friends" için kullanılır.)
- Both (İki ebeveynin de emekli olduğunu belirtir.)
- didn't like either (Olumsuz bir cümlede iki seçenekten birini beğenmediğini belirtmek için
didn't like eitherkullanılır.) - no (
no doubtkalıbı,noneisimden önce gelmez.) - All (Sayılamayan "information" kelimesiyle
allkullanılır.) - Each / didn't they (
Each of the...yapısı, bireysel katkıyı vurgular; tag question ile soru formu.)
Özet
- each (individual) vs every (group)
- all + plural/uncount, whole + singular
- both + and, either + or, neither + nor
- most cars vs most of the cars (specific)
Örnekler
- Each developer has their own laptop.
- I've been awake the whole night.
- Most programmers use Stack Overflow.
Örnek alıştırmalar
Kurstaki alıştırmalardan örnekler.
___ of the coffee shops were open this early.
Boşluğu uygun kelimeyle doldurun.
There's hardly any coffee left in the pot. We need to make more.
You can say 'all the book' to mean the entire book.