Hedef kalıplar
I've worked in ___ for ___ years.I've worked in software development for five years.
Türkçe konuşana not: Present perfect + 'for' süre anlatımı; deneyimi şimdiki zamana bağlar. a2-self'teki 'I work as a ___' ile karıştırılmamalı — burada süreklilik vurgusu var.
I'm responsible for ___.I'm responsible for managing a small team.
Türkçe konuşana not: İş tanımını resmi şekilde anlatırken kullanılan standart kalıp.
One thing I'm proud of is ___.One thing I'm proud of is launching our first product.
Türkçe konuşana not: Başarı anlatırken doğrudan 'I did X' yerine daha resmi bir giriş.
I've always been interested in ___.I've always been interested in problem-solving.
Türkçe konuşana not: Present perfect + 'always' kalıcı bir eğilimi/ilgiyi vurgular.
What would the role involve exactly?What would the role involve exactly?
Türkçe konuşana not: Karşıya soru sormanın B1 kalıbı; 'would' burada nezaket değil varsayımsal bir durum anlamı taşır.
Could you tell me more about ___?Could you tell me more about the team?
Türkçe konuşana not: Bilgi isteme kalıbı; görüşmede karşı tarafa soru sormanın kibar yolu.
I think my experience in ___ would be useful here.I think my experience in customer support would be useful here.
Türkçe konuşana not: Kendi deneyimini pozisyona bağlarken kullanılan kalıp — henüz müzakere değil, sadece kendini önerme.
I'm currently looking for a role where I can ___.I'm currently looking for a role where I can grow.
Türkçe konuşana not: Present continuous ile şu anki durumu resmi şekilde anlatmanın yolu.
Is there anything else you'd like to know?Is there anything else you'd like to know?
Türkçe konuşana not: Görüşmeyi nazikçe kapatmanın kalıbı.
Kelime seti
- experiencenoun— deneyim
- achievementnoun— başarı
- responsibleadj— sorumlu
- teamnoun— takım, ekip
- skillnoun— beceri
- backgroundnoun— geçmiş, altyapı
- rolenoun— pozisyon, rol
- positionnoun— pozisyon
- strengthnoun— güçlü yön
- weaknessnoun— zayıf yön
- qualificationnoun— yeterlilik, nitelik
- challengenoun— zorluk, meydan okuma
- collaborateverb— iş birliği yapmak
- initiativenoun— inisiyatif
- proactiveadj— önceden harekete geçen
- mentornoun— danışman, yol gösterici
- internshipnoun— staj
- onboardingnoun— işe alışma süreci
- feedbacknoun— geri bildirim
- career goalphrase— kariyer hedefi
- transferable skillsphrase— aktarılabilir beceriler
- adaptverb— uyum sağlamak
- versatileadj— çok yönlü
- track recordphrase— geçmiş performans
- self-motivatedadj— kendi kendine güdülenen
- follow throughphrase— sonuna kadar takip etmek
Bu ünitede ne yapıyorsun
- 1.İş/kariyer temalı bir metin oku
- 2.Geçmiş zaman ve deneyim anlatımı (present perfect)
- 3.Kelime setini kasana al
- 4.Kısa bir öz geçmiş/tanıtım paragrafı yaz
- 5.Görüşmeyi yazışarak dene
- 6.Görüşmeyi sesli yap
- 7.Görüşmeyi tekrar yap — bu kez daha akıcı