Türkçede bir ismi nitelemek için kullandığımız "sıfatlar" veya "sıfat fiiller" (yazan adam, giden çocuk gibi) bazen tek bir kelimeyle yeterli olmaz. Daha uzun, açıklayıcı ifadelerle bir ismi nitelememiz gerektiğinde, İngilizcede "Relative Clauses" yani Sıfat Tümcecikleri kullanırız. Bu tümcecikler, bir isim hakkında bize ek bilgi verir ve cümleyi daha detaylı hale getirir. Örneğin, "Toplantıyı yöneten kişi" yerine "The person who managed the meeting" deriz.
Yapı
Relative clause'lar, bir isimden (antecedent) hemen sonra gelerek o ismi niteler. Bu tümcecikler genellikle "relative pronoun" adı verilen bağlaçlarla başlar.
Olumlu
Noun + Relative Pronoun (who/which/that/where/when) + Subject + Verb + ...
Veya Relative Pronoun özne konumundaysa:
Noun + Relative Pronoun (who/which/that) + Verb + ...
| Relative Pronoun | Ne için kullanılır? | Örnek | Açıklama |
|---|---|---|---|
| who | İnsanlar için (özne/nesne) | The man who lives next door is a doctor. | Yan komşuda yaşayan adam doktor. |
| which | Cansız varlıklar/hayvanlar için (özne/nesne) | I found the book which I lost yesterday. | Dün kaybettiğim kitabı buldum. |
| that | Hem insanlar hem de cansız varlıklar için (özne/nesne) | The girl that called me is my cousin. | Beni arayan kız kuzenim. |
| The car that broke down is mine. | Bozulan araba benim. | ||
| where | Yerler için | This is the cafe where we first met. | Burası ilk tanıştığımız kafe. |
| when | Zamanlar için | I remember the day when we graduated. | Mezun olduğumuz günü hatırlıyorum. |
İpucu:
thatyerinewhoveyawhichkullanabilirsiniz amawhovewhichyerinethatkullanamayacağınız durumlar da vardır (örneğin, virgülden sonra). A2 seviyesindethat'i genel bir alternatif olarak düşünebilirsiniz.
Nesne Konumundaki Relative Pronoun'u Atma
Relative pronoun, tümceciğin nesnesi konumundaysa (yani o tümceciğin içinde başka bir özne varsa), bu relative pronoun'u cümleden çıkarabiliriz. Bu, özellikle konuşma İngilizcesinde çok yaygındır.
Noun + (Relative Pronoun) + Subject + Verb + ...
| Relative Pronoun Kullanımı | Relative Pronoun Atılmış Hali | Açıklama |
|---|---|---|
| I like the shirt which you bought. | I like the shirt you bought. | Senin aldığın gömleği beğeniyorum. |
| The person who I saw was my teacher. | The person I saw was my teacher. | Gördüğüm kişi öğretmenimdi. |
| This is the house that he built. | This is the house he built. | Bu, onun inşa ettiği ev. |
Olumsuz ve Soru
Relative clause'lar kendi içlerinde olumsuz veya soru cümlesi yapısına sahip olabilirler. Önemli olan, relative pronoun'un bağladığı cümleciğin yapısıdır.
Olumsuz Örnekler
- The student who didn't do his homework got a low grade. (Ödevini yapmayan öğrenci düşük not aldı.)
- I don't like movies that don't have a happy ending. (Mutlu sonu olmayan filmleri sevmem.)
- This is the place where we didn't go last time. (Burası geçen sefer gitmediğimiz yer.)
Soru Örnekleri
Relative clause'lar genellikle ana cümlenin bir parçası olduğu için kendi başlarına soru olarak kullanılmazlar. Ancak, relative clause'un içindeki cümle bir soru fiili içeriyorsa bu durumu yansıtır.
- The man who asked a lot of questions was very curious. (Çok soru soran adam çok meraklıydı.)
İpucu: Relative clause'lar genellikle açıklama yapan yan cümleler olduğu için, "olumsuz relative clause", "soru relative clause" diye ayrı bir yapıdan ziyade, relative clause'un içindeki fiilin olumsuz veya soru olması durumudur.
Kullanım Alanları
Relative clause'lar, cümlede bahsettiğimiz bir kişi, nesne, yer veya zaman hakkında ek bilgi vermek için kullanılır. Bu ek bilgi, bahsettiğimiz şeyi daha iyi tanımlamamızı veya diğerlerinden ayırmamızı sağlar.
-
Kişileri Tanımlama:
- The woman who is talking to John is my sister. (John ile konuşan kadın benim kız kardeşim.)
- I know a guy that works at Google. (Google'da çalışan bir adam tanıyorum.)
-
Cansız Varlıkları/Hayvanları Tanımlama:
- Do you see the cat which is sleeping on the sofa? (Koltukta uyuyan kediyi görüyor musun?)
- The phone that I bought yesterday is too expensive. (Dün aldığım telefon çok pahalı.)
-
Yerleri Tanımlama:
- That's the restaurant where we had our first date. (İlk randevumuzun olduğu restoran orası.)
- I want to visit the city where my grandparents were born. (Büyükannem ve büyükbabamın doğduğu şehri ziyaret etmek istiyorum.)
-
Zamanları Tanımlama:
- Monday is the day when we have our meeting. (Pazartesi, toplantımızın olduğu gün.)
- I'll never forget the year when I moved to London. (Londra'ya taşındığım yılı asla unutmayacağım.)
Yaygın Hatalar (Türkçe Konuşanlara Özel)
❌ Relative pronoun'u gereksiz yere kullanmak veya yanlış yerde kullanmak
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| This is the car which I bought it. | This is the car which I bought. ✓ |
| The man who he lives next door is a doctor. | The man who lives next door is a doctor. ✓ |
Neden: Relative pronoun (who, which, that) zaten cümledeki özne veya nesne konumunda bir zamirin yerini tutar. Bu yüzden, relative clause'un içinde ayrıca bir özne (he, she, it vs.) veya nesne (it, him, her vs.) kullanmak gereksiz ve dil bilgisi açısından yanlıştır. Türkçede "aldığım araba" derken "onu aldığım araba" demediğimiz gibi düşünebilirsiniz.
❌ Whom yerine who kullanmak (Object pronoun)
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| The person who I spoke to was very kind. | The person whom I spoke to was very kind. ✓ (Resmi) |
| The person who I spoke to was very kind. ✓ (Günlük) | |
| The person that I spoke to was very kind. ✓ | |
| The person I spoke to was very kind. ✓ |
Neden: Whom nesne zamiri olarak kullanılırken, who özne zamiri olarak kullanılır. Günlük dilde whom kullanımı azalmış ve genellikle who tercih edilse de, özellikle resmi yazışmalarda veya sınavlarda whom'un doğru kullanımı önemlidir. Ancak, nesne konumunda who veya that kullanmak ya da pronoun'u tamamen atmak daha yaygın ve kabul edilebilir bir durumdur. A2 seviyesinde who'nun hem özne hem nesne olarak kullanılabileceğini bilmek yeterlidir, ancak whom'un varlığını da duymuş olmak faydalıdır.
❌ where/when/why yerine which/that kullanmak
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| This is the house which I live. | This is the house where I live. ✓ |
| I remember the day that we met on. | I remember the day when we met. ✓ |
Neden: Türkçede "yaşadığım ev" veya "tanıştığımız gün" derken doğrudan fiili isme bağlarız. İngilizcede ise yerler için where, zamanlar için when ve sebepler için why (daha ileri seviye) kullanılır. which veya that sadece nesneler veya kişiler için kullanılır ve yer/zaman zarfı yerine geçmezler.
Hızlı Kontrol
- The man ___ (drive) the red car is my boss.
- I like the book ___ (you / recommend) to me.
- This is the city ___ (I / born) in.
- Do you know the student ___ (not / come) to class yesterday?
- That's the movie ___ (we / watch) last night.
- Summer is the season ___ (I / like) the most.
- She bought a new phone ___ (have) a great camera.
- Is this the restaurant ___ (you / work)?
Cevaplar
- who drives (Adamı niteliyor, özne konumunda who kullanıldı, geniş zaman fiil çekimi)
- which/that you recommended (Kitabı niteliyor, nesne konumunda which/that kullanılabilir ve atılabilir, geçmiş zaman)
- where I was born (Şehri niteliyor, yer belirttiği için where)
- who didn't come (Öğrenciyi niteliyor, olumsuz ve özne konumunda who)
- which/that we watched (Filmi niteliyor, nesne konumunda which/that kullanılabilir ve atılabilir)
- which/that I like (Mevsimi niteliyor, nesne konumunda which/that kullanılır ve atılabilir)
- which/that has (Telefonu niteliyor, özne konumunda which/that, fiil have'in üçüncü tekil şahıs çekimi)
- where you work (Restoranı niteliyor, yer belirttiği için where)
Özet
- who/that for people
- which/that for things
- where for places, when for times
- Object position: pronoun can be omitted (The book I read = The book that I read)
Örnekler
- The developer who wrote this code is brilliant.
- I love the laptop (that) I bought.
- This is the office where I work.
Örnek alıştırmalar
Kurstaki alıştırmalardan örnekler.
This is the man ___ helped me find my lost dog.
Boşluğu uygun bir bağlaçla doldurun.
This is the student who won the first prize.
In the sentence 'The car I bought is red,' the relative pronoun 'that' is missing but the sentence is still correct.